Dün gece dolunay vardı. Telefonu bırakıp sadece gökyüzüne baktım uzun uzun. Ayın parlaklığı ve güzelliğini izledim.
Sadece durmayı ve kafamdaki düşünceleri susturup anda kalabilmeyi istediğimi hissettim ve sanki dün uzun zaman sonra gökyüzüne baktığımda bunu başardım.. Bulutlari kafamda şekillere benzettim, esen rüzgarın serinliğini hissettim ve agaçlar rüzgarın etkisiyle hareket ederken sadece yapraklarına; dallarina baktım. 3 gün önce yine gökyüzüne bakarken yıldız kaymıstı, tuttuğum dilek aklıma geldi, gülümsedim..
Kabul olursa belki çok mutlu olacağım; olmazsa da üzülmeyeceğim. Vardır bir hayır diyecek ve devam edeceğim. Gökyüzünü izlerken bir gün bu yolculuğun biteceği geldi aklıma.
Bitmeden önce yapılacaklar listem yok, hiç olmadı. Sadece filmlerde oluyor zaten; çok büyük hedeflerim de yok benim açıkçası.. Her zaman mutlu olamayacağımı, hüznün acı ve kederin de hayatın bir parçası olduğunu da öğrendim ve kabullendim. İçinden çıkamadığım karmaşık duyguları yoksaymamayı onlarla yüzleşebilmeyi de öğrendim. Zaman zaman uyguluyorum bazen de başarısız oluyorum. Bunun da farkındayım. Okuduğum kitaplardan notlar alıyorum defterlerime. İlham geldiği zaman kendi cümlelerimi oluşturuyorum.. Geri dönüp okuduğum zaman vay be diyorum 2 sene önce neler karalamışım..
35 sene.. ne çabuk geçti. Sonrası da bir bu kadar hızlı geçecek..
Yaşıtlarımın çoğu gibi evli ve çocuklu değilim belki yalnızım ama herkesin yolculuğu farklı. Benim de böyle deneyimlemem gerekiyormuş bu hayatı.. İsyan edemem sadece tevekkül ediyorum. Sahip olmadıklarıma üzülmek yerine olduklarım için şükrediyorum. Bir sürü miniğin teyzesi halası olmak da çok güzel:)
Ben sadece bu dünyadan giderken huzurlu ve mutlu kapamak istiyorum gözlerimi.
Kimseyi kırmadan incitmeden ah almadan gitmek istiyorum.
Hayatı olduğu gibi kabul etmek ve akışa bırakmak oldukça zor. Bu zorluğu yoksayıp sizlere yalan söyleyemem. Aşırı kötü günlerim oluyor bazen ve baş edemiyorum. Böyle günlerde de doğal olarak kabul etmek de kolay olmuyor ama şunu anladım; bu zor günlerin ardından ruhumun çiçek açtığını hissedip içten gülümsediğim bir an olunca; işte o zaman kıymetini biliyorum. Her şey anlam kazanıyor böyle günlerde.. Hayat motivasyonuna sahip olmak eskiden basit bir şey gibi gelirdi bana; oysa ne kadar kıymetliymiş kaybedince anladım..:
Hep mutlu ol yazardık eskiden hatıra defterlerinin sonuna.
Hayatın hep mutlu gitmeyeceğini öğreniyorsun büyüdüğün zaman.
İniş ve çıkışlar hep olacak; artık kendime hep mutlu olmayı değil; bu yolculukta iyi de olsa kötü de olsa mücadeleden vazgeçmemeyi öğretiyorum. İçimdeki çocuk iyileşiyor bazen. Bazen de iyileştirmeye çalışmadan elinden tutup onunla birlikte ağlıyorum.
Terapilerde hep duygularımı bastırmamayı; onları olduğu gibi kabul etmeyi; geçmişle yüzleşip kendimle barışmayı öğrendim. Yazdıkça rahatladım.
Yazdıkça farkındalığım yükseldi. Bana iyi geldi günlük tutmak. Hangi davranışı neden yaptığımı, nasıl düzeltmem gerektiğini öğrendim. Eylül bu konuda bana çok yardımcı oldu. Onun sayesinde terapiyi sevdim. Kendime iyi gelmeyi öğrendim.
Değiştirmek istediğim tekrarlayan bir çok davranışımın kök sebeplerini bulup değiştirdim. Kolay olmadı 2 sene sürdü.
Kendimi yeniden bulma yolculuğumda yeni bir ben keşfettim; ve hala gelişmeye devam ediyorum. Oldum diyemem çünkü seneye belki daha farkındalıklı bir Melike olacak; çünkü öğrenme ve deneyimleme hayat boyu devam edecek. İyi ve kötü bakış açısına göre değişir. Her yönüyle yokuş çıkmak zor olsa da bazen de yokuşlardan tırmanıp düzlüğe çıkınca çok fazla kolay olsa da hayatımı her yönüyle kabul ediyorum.
Olumsuz duyguları yok saymıyorum ve hepsini yazarak ortaya çıkarıp zihnimi berraklaştırıyorum.
Umarım bunu her zaman yapabilmeyi nasip eder Allah; ve umarım ruhumun ışık ve huzurla dolduğu her anın kıymetini bilirim….
Sevgiler
Melike
melikeshn8 için bir cevap yazın Cevabı iptal et